Bilinçaltıyla kilo verin!

1

 

Uzmanlar fazla kilo probleminin çözümü niteliğinde olan Hipnoterapi yöntemi ile kiloyla ilgili süregelen zihin oyunlarının da durdurduğunu ifade etti.

Obezitenin artması ve bununla birlikte gelen kilo probleminden zihin yoluyla kurtulmak mümkün. Yeme isteğinin zihindeki uyarıcılar ve tetikleyicilerle daha da arttığını belirten Yöntemi Türkiye’de uygulayan isimlerden biri, Vancouver’bu konuda eğitim almış sayılı Psikolog ve Klinik Terapistlerden Hasan Arslan, obez hastaların gün içinde yaşadığı zihin oyunlarıyla yeme isteklerinin durdurulamadığını ifade ediyor.

Hipnoterapi yoluyla obetize tedavisinde sonuç alınacağını ifade eden Psk. Arslan bu tedavinin amacının sağlıklı bir zihin yapısı ve dolayısıyla yeni alışkanlıklar kazandırmak olduğunu ifade ediyor.

KONTROLÜ ELİNİZE ALIN

Hipnoterapi yöntemiyle kişinin beslenme alışlanlıkları kontrol altına alınmaya başlanıyor. Dolayısıyla bedenin sağlık kontrolü sağlanmış oluyor. Bilimin şu ana kadar keşfettiği en güçlü rahatlamayı sağlayan hipnozun, obezite tedavisindeki etkinliğinin yadsınamaz olduğunu ifade eden Psk. Hasan Arslan konu ile ilgili sorulara yanıt verdi.

İşte Psk. Arslan’dan zihin kontrolüyle kilo vermenin yolları:

Obezitenin hipnoterapi yoluyla tedavisi mümkün mü?

Hipnoterapi kişiye sahip olduğu duygusal kaynaklarla gevşemeyi, doğal bir rahatlık durumun geçmeyi ve böylece stresle daha rahat ve sağlıklı başa çıkmayı öğretir. Bu dinlendirici rahatlık sürecinde kişi kendi hızında ve kendi tarzında gevşemeyi öğrenir. Bedenini ve zihnini gevşetmeye başlayan kişi sağlıklı bir kontrol duygusuna kavuşmaya başlar.

1- OLUMSUZ TELKİNLERİ BIRAKIN!

Obezitede hipnoterapinin temel amacı kişinin sağlıklı ideal kilosuna ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için kişinin detaylı bir biyografik ve duygusal geçmiş öyküsü alınır. Beslenme şekli, tercih edilen yiyecekler, aşırı yemeyi tetikleyen duygular ve varsa diğer bağımlılıklar titizlikle incelenir. Burada amaç danışanın zihnindeki “ben her gün tatlı yemeden yaşayamam”, “gece bişeyler yemeden asla uyuyamam” veya “Zayıflamam için hep sıkı diyet yapmam lazım” gibi olumsuz telkinleri daha sağlıklı olumlu telkinlerle değiştirmeye başlamaktır. Bu sayede kişi bedenini dinleyerek beslenmeye başlayabilir ve sadece ihtiyacı olduğu kadar ve iyi hissederek beslenebilir.

2- BİLİNÇALTINI EĞİTİN!

Obezite çok boyutlu bir süreç olduğundan hipnoterapi de çok yönlü bir yaklaşım sergiler. Bu süreçte hasta şu beceriler kazanadırılması amaçlanır:

– Kendi Kendini Rahatlatma ve İyi Hissetme (Otohipnoz)
– Sağlıklı yiyeceklere yönelmek
– Aşırı yağlı, şekerli veya tuzlu yiyeceklerin zihinde daha olumsuz hale getirilmesi
– Yeterli yiyecekle doygunluk hissine kavuşmak ve yemek sonrası iyi hissetmek
– Abur cubur veya gün içindeki atıştırmaları reddetmek
– Kişinin kendi beden yapısına uygun günlük fiziksel egzersiz yapmak
– Kendiyle ve bedeniyle ilgili iyi hissetmek, kendini kabul etmek.

3- YEMEKTEN TAD ALMAYI ÖĞRENİN!


Sağlıklı bir hızda ve iyi çiğneyerek yemek yediğimizde yeteri kadar yedikten bir süre sonra midemiz beynimize doyduğumuzla ilgili bir sinyal gönderir. Böylece doyduğumuzu ve yemek yemeyi orada sonlandırmamız gerektiğini biliriz. Fakat obezite sorunu yaşayanlar bu sinyalin beyne ulaştırılmasını beklemeden son derece hızlı bir şekilde yiyecekleri tüketirler. Henüz beyne bir sinyal gitmeden mide fazlasıyla dolmuştur bile. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının zihne yerleşmesi için hipnozla çeşitli teknikler kullanılır, kişiye özel telkinler verilir ve bunun alışkanlığa dönüşmesi için bir de bütün bunların içinde olduğu bir ses kaydı verilir. Böylece kişi kendi evinde, kendi rahatlığında gevşeyebilir ve zihnini rahatça programlayabilir.

4- KENDİNİZİ SUÇLAMAYI VE YARGILAMAYI BIRAKIN!

Hızlı yeme, kendini beğenmeme, kendini suçlama veya aşırı eleştirme gibi otomatik kalıplar kişinin farkındalığı arttıkça değiştirilebilir hale gelir. Böylece her aynanın karşısına geçtiğinde kendisiyle ilgili daha iyi hissetmeye başlayabilir veya televizyon önünde kendini kaybetmişçesine yemektense sağlıklı tercihler yapabilir. Buradaki anahtar kelimelerden en önemlisi tercih yapabilme gücüdür. Kişi bu güce kavuştukça hayır, ben sağlıklı olmayı ve iyi hissetmeyi seçiyorum diyerek ilerlemeye başlar. Yükselen farkındalık kişinin kendisi, hayatı ve geleceğiyle ilgili algıların değişimini de olumlu yönde etkilemeyi mümkün hale getirir:

5- DOĞRU UYARANLARI ETRAFINIZDA TUTUN!

Örneğin sahip olmak istediği vücudu bir magazinden keserek resmin başına kendi başını yerleştiren ve sonra o resmi buzdolabına asan hastalar var. Böylece her buzdolabına uzandığında içinden bir ses “Bu vücuda hala kavuşmak istiyor musun?” diye soruyor ve bu sağlıklı beslenmesine devam etmesini sağlıyor.

6- MOTİVASYON KAYNAKLARI BULUN!

Her birey birbirinden çok farklı olduğundan onları motive eden şeyler de farklıdır. Mesela danışanlarımdan birisi ideal kilosuna kavuşmaya karar verdiğinde hayalindeki elbiseyi satın alıp dolabına asmıştı. Her sabah uyandığında o elbiseye bakmak onu daha rahat motive ediyordu ve o elbisenin içine gireceği günü iple çekiyordu. Bir erkek için bu güçlü görünmek, atletik bir yapı veya tamamen farklı bir motivasyon olabilir.

7- SÜREKLİLİK VE TUTARLILIK ŞART!

Yeni bir alışkanlığı yerleştirmeye başlamanın en temel iki kuralı sürekli ve tutarlı olarak alışkanlığın yapılmasıdır. Böylece alışkanlık otomatik bir hale gelir ve kişi ou gerçekleştirmek için kendisiyle savaşmak zorunda kalmaz. Obezite sorunu yaşayanlar da bu süreçte zaman zaman programın sekteye uğramasıyla umutsuzluğa düşebilirler fakat kişinin bu işe kendini adaması, hedeflere yönelik atılan somut adımları ve motivasyonu sürekli gözden geçirilmeli ve güçlendirilmelidir. Telkinler kabul edildikçe ve kişi sağlıklı alışkanlıkların yerleşmesi için sorumluluk aldıkça bu yönde güçlenmeye başlar ve önceden zorlayıcı görünen sağlıklı beslenme artık normal görünmeye başlar.

8- KALORİ HESABI İÇİN DEĞİL, FİZİKSEL RAHATLAMA İÇİN SPOR YAPIN!

Spor aktiviteleri sonrasında birçok insan yenilenmiş, tazelenmiş ve ferahlamış hissettiğinden bahseder. Vücudun doğal hızında ve kapasitesinde egzersiz yaptığımızda spor son derece keyifli ve güçlendirici olur. Sadece vücudun kendini toparlaması, sindirimin sağlıklı düzenine girmesi, kan dolaşımının rahatlaması ve bedenin güçlenmesi değil fakat zihnin de stres ve yorgunluğunu atmasını sağlar. Spor sonrasında beynimiz yenileyici ve rahatlatıcı nörokimyasallar sağlar. Sağlıklı işleyişine kavuşmaya başlayan vücut enerji harcamaya başladığından gece uykuları da daha dinlendirici ve iyileştirici bir hale gelir. Spor konusunda kalori hesabı yapmak yerine günlük bir alışkanlık yerleştirmek çok daha büyük başarı getirir.

sozcu.com.tr






Related Post

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir